- Katılım
- 10 Ocak 2025
- Mesajlar
- 457
- Tepkime puanı
- 1,606
- Puanları
- 93
-
Öne çıkan konu
- #1
Dior Sauvage, parfüm dünyasına damgasını vurmuş bir koku. Artık sıkmayın, bıktık diyenlerden değilim ben. Duşunu al, deodorantını sık, üstüne Sauvage'ı püskürt ve misler gibi kok. Kim ne derse desin güzel bir parfüm.
Efendim Baccarat Rouge sıkmayın, Versace Eros sıkmayın… Geçiniz efendim bunları. Hangi kokuyu taşımaktan keyif alıyorsanız onu sıkın ve gönül rahatlığıyla dolaşın. Güzel koktuğunuz sürece iltifatı da alırsınız.
Gelelim Sauvage Extrait'e. Bu, yaş isteyen bir parfüm; 30 ve üzerine daha çok yakışıyor ama iyi bir kıyafetle bu da aşılır. İlk sıktığınızda bergamotun ferahlığı, lavantanın o aromatik dokunuşu ve ambroxanın hafif tuzlu-mineralli havası karşılıyor sizi. Elixir gibi baharat patlamasıyla değil, çok daha rafine ve sakin bir açılış. Ama bu sakinliğe aldanmayın, dakikalar geçtikçe ud devreye giriyor ve işte o an kokunun kalbi çıkıyor ortaya. Korkmayın, animalik bir ud değil bu; çok güzel dengelenmiş, oturaklı bir ud. Kuruma aşamasında ise paçulinin toprağımsı derinliği, vetiverin kremamsı yumuşaklığı, Virginia ve Atlas sedirinin o kuru odunsu havasıyla birleşip üstünüzde sağlam bir imza bırakıyor.
En güzel yanı da şu: çok katmanlı bir parfüm, günün her saati farklı kokuyor. Bu kadar az notayla bunu başarması gerçekten takdire şayan. Yayılımı ve kalıcılığı da üst seviyede.
Peki kör alışa uygun mu? Bence hiçbir parfüm değil. Mağazada kolunuza sıkıp en az bir gün onunla zaman geçirmeden almayın; (Bunu yüzlerce şişede yaşadım) ilk dakikada beğenmediğiniz koku, yarım saat sonra favoriniz olabilir.
Özetle: Elixir mi, Extrait mi? diye kafa yormayın; hangisi hoşunuza gidiyorsa o. İkisi de güzel parfüm.